fbpx
  • Home
  • Genel
  • Lebbeyk Duasının (Telbiye) Anlamı ve Dindeki Yeri

Lebbeyk Duasının (Telbiye) Anlamı ve Dindeki Yeri

Telbiye – Lebbeyk Anlamları

Sözlükteki anlamına bakınca telbiye; davete icabet etmek, yapılan çağrıya cevap vermek demektir.

İslamiyette de hac ve umre terimi olan telbiye, Allah’ın (c.c.) davetine icabet ederken okunan “lebbeyk” ile başlayan zikirlerdir.

Telbiye, Allah Teala (c.c.) davetine icabet etmekten söz edilen bir zikirdir.

Lebbeyk kelimesi; buyurun, ne emrettiniz, emrinize amadeyim gibi anlamları karşılar.

Dini terim olarak “Lebbeyk duası”, “Lebbeyk okumak”, “Lebbeyk demek”, “Telbiye getirmek”, “Telbiye okumak” şeklinde kullanılmaktadır.

Dini bir terim olarak Telbiye getirmek “Lebbeyk demek, lebbeyk okumak, lebbeyk duası” şeklinde de kullanılır.

Lebbeyk Duasının – Telbiye Getirmenin Dindeki Yeri

İslam inancında telbiye getirmek yani lebbeyk duasını okumak;
hac ve umre için niyet eden müminlerin ihrama girerken söyledikleri bir zikirdir. Lebbeyk duası sadece ihrama girilen anda okunmakla kalmaz. Hacca giden hacı ya da umreye giden mutemir adayları; ihrama girerken, ihrama girdikten sonra, hac veya umreye dair yapılması gereken bazı sorumlulukları yerine getirirken de lebbeyk duasını zikredilebilir.

"Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin."
Bakara Suresi, 196. Ayet

Hacı ve mutemir adayları, Allah Teala’nın (c.c.) davetine icabet ediyor oldukları için ihram esnasında ve hac ile umreye dair bazı sorumluluklar esnasında telbiye getirirler.

Telbiye Getirmenin Şartı
Telbiyenin şartı dil ile de yapılmasıdır. Lebbeyk zikrini yalnızca kalp ile söylemek yerine, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) yaptığı gibi sesli bir şekilde zikretmek gerekir.

Nasıl Telbiye Getirilir?

Hz. Ömer’in (r.a.) rivayetine göre;

“Ben telbiyeyi Resûlullah’ın (mübarek ağzından) aldım (öğrendim).
O şöyle buyuruyordu:
“Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk.
İnnel hamde ve’n-ni’mete leke ve’l mülk, lâ şerike lek.”

(Müslim, Sahih, Kitabü’l-Hacc, 3; İbn Mâce, Sünen, Menasik, 15; Ebû Dâvud, Menasik, 26) 
  • Lebbeyk Duası (Telbiye) Arapça

لَبَّيْكَ اللَّهُمَّ لَبَّيْكَ، لَبَّيْكَ لاَ شَرِيكَ لَكَ لَبَّيْكَ، إِنَّ الْحَمْدَ، وَالنِّعْمَةَ، لَكَ وَالْمُلْكَ، لاَ شَرِيكَ لَكَ

  • Lebbeyk Duası (Telbiye) Türkçe Okunuşu

“Lebbeyk, Allahümme lebbeyk, Lebbeyke lâ şerike leke lebbeyk. İnnel hamde ve’n-ni’mete leke ve’l mülk, lâ şerike lek”

  • Lebbeyk Duası (Telbiye) Türkçe Mealleri

“Allah’ım, davetine isteyerek uydum, emrine amadeyim. Senin eşin ve ortağın yoktur. Sana yöneldim, hamd senin, nimet senin, mülk de senindir. Eşin ve ortağın yoktur.”

“Tekrar tekrar icabet sana Ya Rabbi, tekrar icabet sana, tekrar icabet sana. Senin ortağın yoktur. Her emrini ifaya hazırım. Hiç şüphe yok ki, hamd ve nimet sana mahsustur. Mülk (kâinatın mutlak hükümranlığı) senindir. (Bunların hiçbirinde) senin ortağın (ve benzerin) yoktur.”

“Allah’ım! Sana itaat ve ibadete hazırım., emrine boyun eğiyorum. Sana ibadet üzereyim. Senin ortağın yoktur, emrine boyun eğiyorum. Hamd ve nimet gerçekte Senindir, mülk de Sana mahsustur. Senin ortağın yoktur.”

“Hizmetine geldim. Ey Allah’ım! Hizmetine geldim. Senin ortağın yoktur, hizmetine geldim. Hamd ve nimet senindir. Mülk senindir, ortağın yoktur.”

“Buyur Allah’ım buyur! Buyur ki senin ortağın yok, emrine amadeyim buyur! Hamd sana, nimet senden ve mülk senin. Senin ortağın yoktur.”

(Müslim, Sahih, Kitabü’l-Hacc, 3; İbn Mâce, Sünen, Menasik, 15; Ebû Dâvud, Menasik, 26)

Bir cevap yazın