fbpx
  • Home
  • Genel
  • Fatiha Suresi Türkçe Okunuşu, Anlamı ve Önemi

Fatiha Suresi Türkçe Okunuşu, Anlamı ve Önemi

Fatiha Suresi

Fatiha Suresi 7 ayetten oluşan, kısa bir suredir. Aynı zamanda da Kur’an-ı Kerim’in ilk suresidir, 1. suredir.

Fatiha suresi, Mekke döneminde inmiştir.

Sure, Kur’an-ı Kerim’in inen ilk suresi olduğu için “başlangıç” anlamına gelen “Fatiha” ismini almıştır.

Bu surenin en belirgin özelliklerinden biri, Kur’an esaslarınını özünde barındırmasıdır.

Fatiha suresinde;
Allah Teala’nın (c.c.) övülmeye ve yüceltilmeye layık tek varlık olduğu anlatılmıştır. Aynı zamanda, Allah’ın (c.c.) hakimiyeti ile tek mabut oluşu, kulluğun da yalnızca Cenab-ı Hakk’a yapılacağı bildirilmiştir. Bunun yanı sıra sadece Allah’tan (c.c.) yardım isteneceği gibi konuların da hepsi Fatiha suresinde özlü bir şekilde anlatılmıştır.

Sure ayrıca “Ümmü’l-Kitab” (Kitab’ın özü) “es-Seb’ul-Mesânî” (Tekrarlanan yedi âyet) , “el-Esâs”,“el-Vâfiye”, “el-Kâfiye”,“es-Salât”, “el-Kenz”, “eş-Şifâ” ve “eş-Şükr” gibi başka birçok isimler de anılmaktadır.

Fatiha suresi, tek başına ve tamamıyla, eşsiz güzellikteki bir dua ve Allah Teala’ya (c.c.) bir yakarıştır.

"Allah'a yemin ederim ki ne Zebur'da ne İncil’de ne Tevrat'ta ve 
ne de Kur'an'da Fatiha süresinin bir misli nazil olmamıştır."
(Tergib 3/183)

Fatiha Suresinin Türkçe Okunuşu

Bismillahirrahmânirrahîm
“Elhamdü lillâhi rabbil’alemin Errahmânir’rahim Mâliki yevmiddin İyyâke na’budü ve iyyâke neste’în. İhdinessırâtel müstakîm. Sırâtellezine en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.”

Fatiha Suresinin Türkçe Meali

Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla
“Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.”

"Fatiha her derde deva, zehre şifadır."
(Ramüz 321/11)
Fatiha Suresinin Faziletleri

Fatiha suresi, hamdın yalnızca Allah Teala’ya (c.c.) edileceğini, hamdın sadece O’na mahsus olduğunu bildiren ayet ile başlar.

Sure, Allah’ın (c.c.) esirgeyen ve bağışlayan (rahman ve rahim), aynı zamanda ahiretin hükümdarı ve sahibi olduğunu belirten övgülerle de devam eder.

Fatiha suresinde daha sonraki ayet-i kerimede, insanoğlunun Allah Teala (c.c.) karşısında nasıl bir durumda olduğu anlatılır.
Bu ayet,bir kişinin yalnızca ve ancak, ilahi otoriteye kendi rıza ve iradesiyle teslim olduğunu ikrar etmesiyle mümin bir kul sayılacağını vurgular.

Duanın, istemenin, ibadetin sadece Allah’tan (c.c.) isteneceğini Fatiha suresinde anlatır.

Daha sonra ise kulun; doğru ve dürüst yoldan ayrılmadan, iyi şekilde, ilahi bir lütuf kazanan kullar gibi olabilmeyi dilemesiyle ve ardından gazaba uğramış, sapmış ve şaşırmışların durumuna düşmemek için Allah’tan (c.c.) yardım ve hidayet istemesiyle devam eder.

Fatiha suresi, Allah Teala’ya (c.c.), İslam’a, Peygamberlere ve Allah’ın (c.c.) emirlerine inanan her Müslüman için kesin bir düstur şeklinde, hidayet içinde ibadetin önemini bildiren bir suredir.

"Bir millete Allah ü Teâlâ azab göndermeyi hükmetti. Onların 
çocuklarından biri Fatiha-i Şerife'yi öğrenip okuyunca 
Allah ü Teâlâ onların üzerinden kırk yıl azabı kaldırdı."
(Beyzavi1/14)

Bu sureyi okuyan her Müslüman, onu her okuduğunda Allah’a (c.c.) kul olduğunu ikrar ve ifade eder.

Kul, Allah (c.c.) ile kendisi arasında hiçbir aracı olmadan doğrudan doğruya Allah Teala’ya (c.c.) seslenir.

Allah (c.c.) ile kul arasında olan ilişkinin tek taraflı olmayacağını, sadece kulun gayretiyle değil muhakkak Allah (c.c.) yardım ve hidayeti ile aradaki ilişkinin sağlanacağını vurgular.

Fatiha suresi, yedi ayetlik kısa bir sure olduğu halde tüm sadeliğinin içerisine Allah’a (c.c.) hamd etmeyi, Allah’tan (c.c.) istemenin en güzel halini de barındırır. Fatiha suresi okuyana, hem her daim Allah’a şükretme şansı hem de istenilen şeyi en güzel şekilde isteme fırsatı sunar.

Allah (c.c.) Fatiha suresi ile kullarına, dualarına kendisini hamd ve tesbih ederek başlamasını salık verir. Onlara yalnızca Allah’a (c.c.) kulluk etmelerini ve her Müslümanın hayatını hidayet üzerine sürdürebilmesi için yine yalnızca Allah’a (c.c.) başvurmaları gerektiğini öğütler.

Bir cevap yazın